ÜstNot : Bu yazı yazıldığında bahsi geçen "Balık" hayatta idi. Ölümünün üstünden tam olarak 2 yıl geçen, 730 gün 1 dakika evvel hayatta olan "Sefa"nın anısına.
Bağlı Balık
Suyun içinde süzülmek garip bir his olsa gerek . Yer çekimi baskı yaptığı sürece , ne havada ne de yerde öyle bir imkana vücut kütlemin üstünde sahip olamayacağım muhtemel bir mucize ile karşılaşmazsam . Yada sınırsızca duramayacağım hidrojen ve oksijenin bütünleşip ilişkiye girdiği oluşumun içinde . Alakası olmadığı halde , şunları karaladığım sırada karşımda duruyor olup , bu yazıya dahil olan sevgili balığım . Mavi bedenin ile zerre alakası olmayan kırmızı yüzgeçlerinden öpüyorum senin .
Bağımlılık , daha doğrusu bağlılık her insana nasip olmadığı gibi her güzel şey içinde bahşedilmemiştir aslında . Kendi familyam olması dolayısıyla insanlardan bahsetmek benim için en doğrusu olsa gerek .
Bir insan neye bağlı olabilir ki ? Neye bağlılık duyusuyla sabitlenir ?
Dumanını ateş eder cinsten içime doldurduğum sigarayı bırakalı aylar olmasına rağmen hala içimde bir yerlerde özlemini duyabiliyor isem onunla benim aramdaki bağdan başka kimse bahsedemez . Konu dönüp dolaşıp içkiye gelecekse ben oynamayacağım ama . Kapatalım dedim size defalarca! Antrenin üstünde ki rom şişesinden bardağa doldurup çift buz attıktan sonra tek buzu ağzıma alıp şişeyi tepeme dikme gibi bir isteğim yok . Tabi ki bağımlı değiliz . Konumuza dönelim artık .
Yazmaya bağımlı olduğum gerçeğini , bağımlı olduktan sonraki ilk dozumda öğrendim . Saatin "tik tak" değil de “tak” dedikten sonra ki sessizliğin ardından , bir güneş batımlık zaman geçirdiğimin farkına varınca duydum zamanın sesini . Tek gecelik ilişkiydi . Gün aydınlığında kalemin oynamayıp , yarasa vakti dans edişinden mütevellit . Ay gibiydi birazda . Güneş olmasa gezegenin karanlık kalması kesin iken yine de gecelere şükran sunmak gibi . Tüm gün yaşananlar olmasa değil dans , hareket bile edemeyecek bir kalemin eserleri .
Şimdi görgü tanıklarını kenara koyarsak kimse kendi isteğiyle o uyuşturucuyu içmemiştir aslında . Yada kimse dertlendiği için yakmamıştır ilk tütünden meşaleyi . Yada bu sözcükleri yazan ben değilim de kalemdi değil mi aslında ? Fatih değil de altında ki yağlı kazıklar yürüttü gemileri karadan ? Kimse yaptığından sorumlu değil de , hep şu yorumlar mı sorun yaratan .
Konunun ana fikri verildi . Girişi gelişmesi ve bilmukabele sonucu yazılıyor ve okundu şu an . Ana fikriyatı eşittir , ne tek nefeslik ilişkilere mensup kalmalı zamanlar nede tek kelimelik satırlara şiirler . Dağlar ters dönene dek herkes kabul etmeli o güçlü bağın bağlılığını suç yıkmamalı başkasına . İçiyorsak sebebi vardan başka sebep sunmamalı berduşun teki yolda ona iğrenerek bakan hanıma . Ya herkes yaksın şu illeti yada kimse laf atmaya kalkmasın yazılana .
Fatih Şanşalı

Yorumlar
Yorum Gönder